Kapadokya Üniversitesi, İHA'nın mimarı Selçuk Bayraktar'ı ağırladı | TV16

SON DAKİKA

Kapadokya Üniversitesi, İHA’nın mimarı Selçuk Bayraktar’ı ağırladı

BAYKAR TEKNİK MÜDÜRÜ VE T3 VAKFI MÜTEVELLİ HEYETİ BAŞKANI SELÇUK BAYRAKTAR, KAPADOKYA ÜNİVERSİTESİNİN YOUTUBE ÜZERİNDEN GERÇEKLEŞTİRDİĞİ VE TÜRKİYE’NİN ÖNEMLİ İSİMLERİNİN KONUK OLARAK AĞIRLANDIĞI “ALEV ALATLI İLE MURAKABE GÜNLERİ” YAYINININ KONUĞU OLDU.

Bu haber 03 Temmuz 2020 - 16:15 'de eklendi ve 172 views kez görüntülendi.

Baykar Teknik Müdürü ve T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, Kapadokya Üniversitesinin Youtube üzerinden gerçekleştirdiği ve Türkiye’nin önemli isimlerinin konuk olarak ağırlandığı “Alev Alatlı ile Murakabe Günleri” yayınının konuğu oldu.

Kapadokya Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Alev Alatlı tarafından hazırlanan ve üniversitenin Youtube kanalından Kapadokya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Ali Karasar moderatörlüğünde canlı olarak yayınlanan “Alev Alatlı ile Murakabe Günleri” Temmuz ayının ilk yayınında Türkiye’nin ilk yerli üretim S/İHA Sistemi Bayraktar TB2’nin mimarı olan Selçuk Bayraktar’ı ağırladı.

Canlı yayının başında söz alan Alev Alatlı, “Türkiye’de öğrenilmiş çaresizlik diye bir şey var. Kıpırdayamayan gençlerimiz diye ifade ettiğimiz ve başımıza her zaman çok ciddi bir problem olan ruh hali bu. Selçuk Bayraktar’a baktığımda ise Türkiye’de bunun kırıldığını görüyorum ve ömrüm boyunca daha büyük bir mutluluk olamaz diye düşünüyorum. Bu sebeple Bayraktar’a çok teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

Bugüne kadar yapılan tüm çalışmaların ve ortaya çıkan eserlerin bir teknik ekibin eseri olduğunu vurgulayan Selçuk Bayraktar, “Bu başarı serüveni aslında bir takım oyununun eseridir. Tabii babamın çok yetenekli bir mühendis olması ve iktisatçı olan annemin de yazılım ile uğraşması 1980’lerde Baykar’ın ortaya çıkmasına sebep oluyor. Hassas otomobil parçaları üretmek için kurulan bir sanayi girişimi olan Baykar, 2000’li yıllara geldiğinde abim, kardeşim ve benim ilgimle insansız hava araçları üretimine başlıyor. Bizim serüvenimiz öncelikle tümüyle kendi eserimiz olan, Türkiye’nin ilk milli güdüm sistemi diye adlandırdığımız 5 buçuk kiloluk Bayraktar’ın üretimi ile başladı. İşte bu ruh, her zaman milli ve özgün eserler ortaya koyma prensibiyle devam etti” dedi.

“Kapadokya Üniversitesinin mottosu çok kritik bir öneme sahip”

“Ortaya koyulan eserlerin milli ve özgün olmasından daha da önemli olan şey, yapılandan ziyade, niye ve nasıl yapıldığıdır.” ifadelerini kullanarak konuşmasına devam eden Bayraktar, “İşin niye ve nasıl kısmına gelince; işte burada Kapadokya Üniversitesinin mottosunda yer alan ‘akıl-ahlak-adalet-adap’tan yola çıkarsak etik ve ahlak çok kritik öneme sahiptir. Bu düstura riayet etmeyecek olursanız asla her mevsim meyve verecek, bereket getirecek, yani milletinizi ve ülkenizi aydınlatacak, sürdürülebilir bir düzen kurmanız mümkün olmayacaktır. Biz makinadan önce bahsettiğimiz ruhu koyduk, işte kritik olan da budur” dedi.

“5 buçuk tonluk akıncı uçağımız herkesi etkiliyor”

Nuri Demirağ’lar ve Vecihi Hürkuş’ların ortaya çıktıklarında önleri kesilmeseydi bugün Türkiye’nin dünyadaki uçak üreten birkaç markadan biri olacağını ifade eden Bayraktar, “Artık bahsettiğimiz o yarış bitmiş ve kapanmış durumda. Bu yüzden ona yetişmeniz mümkün değil ama geleceğin alanlarına çalışıp, bugünden hazırlanırsak ve lider olacağımıza inanırsak bu mümkün. İnancımız sağlam olursa, düsturumuz doğru olursa, adaba ve ahlaka riayet edersek, aklımızı kullanırsak elbette başaramayacağımız hiçbir şey yok. Allah’a şükür bizim de 5 buçuk kilo ile başladığımız üretim serüvenimiz zaman geçtikçe büyüdü. Bugün 5 buçuk tonluk Akıncı uçağımız var ve bu uçağımız herkesi büyülüyor, harika yorumlar yapılıyor” şeklinde konuştu.

“Bayraktar’a duamdır kimse ayağına basmasın, önü hep açılsın ve bu iş parlasın”

Kendi hayatında yaşadığı olaylarla ilgili anekdotlar paylaşan Alev Alatlı, “70’li yılların başında biz de ODTÜ’den 4-5 kişi master ve doktora için ABD’ye gittik. Bizim o zaman derdimiz ülkemize dönmek ve ODTÜ’yü akademik kadro anlamında devralmaktı. Biz o zaman asıl meselenin yeterince iktisatçı olmaması zannediyorduk, yani Türkiye kalkınacak ama iktisat ve ekonomi bilmiyoruz diye düşünüyorduk. Bu sebeple yurt dışına gittik. Geri döndüğümüzde gördük ki, bireylerin iyi gelişmesiyle bu iş olmuyormuş. Önemli olan o ortamın sağlanmasıymış. Bunun getirdiği üzüntü ve çaresizlik hissi zaman içerisinde insanı törpülüyor. Selçuk Bayraktar’a duam odur ki; kimse ayağına basmasın, önü açılsın, hepimizden maddi ve manevi destek gelsin ve bu iş parlasın” dedi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.